Türkiye Interneti 6. Yaşında: Ne Yapmalıyız ?
Mustafa Akgül
akgul@bilkent.edu.tr

10-23 Mayıs 1999 tarihleri arasında ikincisini kutladığımız İnternet Haftası toplumda İnternet bilincini yaratmak, İnterneti tanıtmak, büyütmek, yeni projeler başlatmak, sorunları ve çözüm yollarını tartışmak, kısaca İnterneti Türkiye gündemine yerleştirmeyi amaçlamaktadır.

Türkiye İnterneti 6 yılını bitirdi. Bu 6 yılı gerçekci olarak değerlendirmek, bundan sonra ne yapılması gerektiğini ulus olarak tartışmak bu haftanın amaçlarından biridir. Oldukça sancılı bir 6 yıl yaşadık. Belirli bir noktaya geldik. Gazetelerimiz, finans sektörümüz önemli ölçüde İnternet'de. Elektronik ticaret yapan firmalarımız bile var. Üniversitelerimiz büyük ölçüde İnternet'de, kamu'da çok başarılı örnekler var. İnternete para yatıran ISS'lerimiz, içerik sağlayıcı firmalarımız, meraklı çilekaş kullanıcılarımız var. TTNeT bugünlerde hayata geçecek. TUENA raporu bitmek üzere, ETKK çalışıyor, İnternet üst Kurulumuz, TOBB sektör kurulumuz, ve TBMM Bilişim grubumuz var. İnternetli reklamlarımız bile var. İnternet trenini yakalıyor muyuz ?

Sayılar dünyadaki toplamın binde 1-2 civarında olduğumuzu söylüyor. Dünyada 45 milyon bilgisayar İnternete kayıtlı, Türkiye'de ise 55 bin. Dünyada 7.5 milyon alan adı alınmış, Türkiye'de 12 bin; dünyada 5.5 milyon web var; bizde 8 bin civarında. Kullanıcı sayısı dünyada 200 milyon civarında bizde 300-400 bin. Mısır, İsrail, İspanya, Tayvan'in gerisindeyiz. Sayılara her bin kişi için baktığımızda daha çarpıcı olarak ne durumda olduğumuzu görebiliriz.

Durum o kadar pembe değil maalesef. Son yıllara kadar ulusal sahiplenme endişesi bile yoktu. Henüz İnternete arzulanan düzeyde sahip çıkacak, kaynak aktaracak bir kurumumuz yok. Ulusal eylem planımız yok. Kamu, okullar ve KOBI'lerde sınıfta kaldık. İnternet bir statü sembolü olarak var; weblerimizin çoğu sadece birer broşür. İnterneti üretim için kullanmada henüz pek başarılı değiliz. Bilişim sektörü ve basın bile ciddi İnternet kullanıcısı değil. İnternet kültürünü yeteri kadar yayamadık. Kurumsal değil, bireysel kullanıma odaklandık. Altyapı sorunlarımız da sürekli gündemdeydi. Adeta Türkiye İnternetini ABD'de büyütmeye çalışıyoruz. Türkiye kendisiyle konuşmuyor. Türkiye İnternetini teknik olarak çok kötü çalıştırıyoruz. İnternetle ilgili partiler ciddi bir diyalog çabası içinde değiller. Sonuçta ortak aklımızı oluşturamadık.

İnternet Türkiye için hayati önemdedir. Sanayi devrimi ve matbaayı kaçırdığımız gibi, İnterneti ve onun temsil ettiği devrimi kaçırmayı göze alamayız. İnterneti kaçırmak; bilim ve teknolojiyi, araştırmayı, dünya ile bütünleşmeyi kaçırmak demektir; kısaca 3., 4. sınıf bir ülke olmayı kabul etmektir.

Kanımızca, yapılması gereken, ortak aklımızı oluşturma sürecine girmek; ulusal eylem planını oluşturmaya ve bir yandan da el birliği ile hayata geçirmeye başlamaktır. TUENA raporu bir başlangıç olabilir. Kamu, üniversiteler, özel sektör, mesleki ve sivil toplum kuruluşları katılımcı ve saydam mekanizmalarla bu sürecin parçası olmalıdır. Ortaya esnek, öğrenen, saydam, hesab veren mekanizmalar kurmalı, merkezi olmıyan ama koordinasyonun olduğu, aralarında organik bağlar olan kurumsal yapılanmayı amaçlamalıyız. Ülke olarak İnternete yatırım yapmalı, yol, su, elektrik, telefon gibi temel bir kamu hizmeti olarak algılamalı, ve turizmi, tarımı, ihracatı teşvik ettiğimiz gibi, hakkaniyet ölçüleri içinde İnterneti de teşvik etmeliyiz. Her yıl 10 km kadar otoyol parasını İnternet altyapısına yatırmalıyız.

TTNeT'i tüm ilçeleri, beldeleri ve giderek köyleri kapsayacak şekilde geliştirmeliyiz. TTNeT'in profesyonel bir ekib tarafından yönetilmesini uygun bir model bularak sağlamalıyız. TT ve TTNeT serbest rekabeti teşvik etmeli, ve özel sektöre yaşama fırsatı bırakmalıdır.

Had safhada olan insan gücü açığı konusunda üniversiteler ve Yök üstüne düşeni yapmalıdır. Üniversiteleri yeniden yapılandırarak, gerekirse öğretim üyelerini yeniden eğiterek, diplomalı işsizler yetiştirmek yerine bilgi teknolojileri eğitimine öncelik verilmelidir. Öte yandan işsiz üniversite mezunları bilgi teknolojileri sektöründe çalışmak için yeniden eğitilmelidir.

İnternete bağlı okullarımız ve İnternete erişimi olan öğretmen ve öğrenci sayısı çok küçük düzeyde. MEB merkez teşkilatını bile İnternete bağlıyamadık. Okulları İnternete taşıma ve eğitimi çağın gereklerine uygun, "fikri hür, vicdanı hür", yaratıcı, öğrenmeyi öğrenmiş kuşaklar yetiştirmede geç kalıyoruz. Bakanlık, üniversiteler, sivil toplum örgütleri ve özel sektör arasında düzenli, saydam, kalıcı mekanizmalarla bu konuları toplumun gündemine getirmeliyiz. BDE konusunda ülke olarak üzerinde anlaştığımız hiç bir model ve döküman yok. İnsan gücünden, müfredata geniş bir yelpazede yeniden yapılanma olmadan, saydam katılımcı mekanizmalar kurulmadan, model ve yöntem üzerinde anlaşmadan hayata geçirilmeye çalışılacak projelerin "1 milyon bilgisayar" projesi gibi başarız olma şansı yüksektir.

Kamu'yu İnternet teknolojilerine taşıyacak gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Kamu'ya gerekli desteği sağlıyacak, yol gösterici yapılanmaya gidilmelidir. KamuNeT umutkar bir başlangıçtı, gerekli destek verilmelidir.

KOBI'ler için geniş çaplı örnek projeler yapılmalı, Kosgeb'in başlattıkları desteklenmelidir. Ülke tanıtımı, Turizm, ihracat ve KOBI'leri desteklemek için, tüm dünyayı kapsayan bir Türk Tanıtma Ağı kurulmalıdır. İnternetin sunduğu en önemli olanaklardan biri demokrasiyi geliştirmek ve kamu yönetimini saydamlaşma konusundadır. Gelin ihaleler, servet beyannameleri, özgeçmisler, imar planları v.s.; kısaca toplumun taleb ettiği ve demokratikleşmeye ve saydamlaşmaya katkıda bulunacak her nesneyi İnternet yoluyla halka açalım. Gelin İnterneti bir toplumsal denetim, hesap verme, hesap sorma, çözüm oluşturma, haberleşme aracı olarak kullanalım.

Gelin İnterneti Kullanarak Büyütelim !

http://hafta.ubak.gov.tr/ 
hafta-sek@ubak.gov.tr

http://hafta.ubak.gov.tr/akgul99.html